top of page

Sosyalizm Neden İmkânsızdır?



Tüm üretim araçlarını hızla geliştirerek ve ulaşımı, iletişimi sonsuz kolaylaştırarak burjuvazi, en barbar ulusları da uygarlığa çekiyor. Ürettiği mallara koyduğu ucuz fiyatlar, tüm Çin Seddi’ni temelden yıkacak, barbarların en inatçı yabancı düşmanlıklarını teslime zorlayacak ağır toplardır.” Karl Marx, Komünist Manifesto


Sosyalizm, cazibeli ve zor bir sevgilidir. Ulaşılması kolay değil ve eğer elde edilirse bırakılamayacaktır. O başka bir sevgiliyle(ideolojiyle) aldatılamaz. Sosyalizmin hedefi büyüktür. Bir sınıf savunusundan başlar, ama esası bütün insanlığı kapsar, sömürüyü bitirir, toplum-bireyini bolluğa kavuşturur ve özgürlüğün dingin sularına taşır. Üretimden tüketimi, tüketimden mutlak doygunluğa ulaştırır. Sonuçta adalet, eşitlik ve kardeşlik gelmiştir. Fakirlik, kölelik ve kıtlık sonsuz ölüme yollanmıştır. İş tamamlanmıştır. İlerleme durmuş ve son durağa gelinmiştir. Tarihin sonu hazırdır.


Evet, amaçlar bakımından Kapitalizm(Marx’ın deyişiyle Burjuva Ekonomisi) de benzer şeylere inanır. Marx bunu tartışmaz. Kabul eder. Lakin kapitalist sistem üç eski kurumu: Özel mülkiyeti, Parayı ve Gönüllü işbirliğine dayalı ilişkileri(Yabancılaşmayı); feodal sistemden kendi devrimci organizasyonuna taşıdığı için tarihsel anlamda geride kalmak zorundadır. Onun yerine mülkiyetin, paranın ve gönüllü işbölümü sistemini ilga etmek zorunda kalınacaktır. Bu hem tarihsel olarak olacaktır, hem de bilimsel olarak....Sosyalizm gerçekleşecektir. Kaçınılmaz olan budur.


İşte Büyük Mises burada devreye girer. Eğer bir sistem tüm dünyaya bolluk, eşitlik ve kardeşlik getireceğini söylüyorsa bunu özel mülkiyetsiz, parasız ve gönüllü işbölümüne dayanmayan bir sistemde yapması mümkün müdür? Mises bu soru ile başlatır: Entelektüel sorgulamasını. Asla sosyalizmi kelime anlamıyla yok saymaz, romantiklerin hayallerinden silmez, din gibi inananların imanını ölçmeye kalkmaz. Sadece bu üç kurum olmadan mutlu sona ulaşılamayacağını, bu mutlu son olmadan da SOSYALİZM OLAMAYACAĞINI SÖYLER. Israrla ve onu anlayamayan kulaklara...


Şöyle ki; Tam Sosyalizmde eğer özel mülkiyet yoksa kişilerin birbirleriyle takas edecekleri metalar yok demektir. Özel mülkiyet yoksa mal ve tercih hürriyeti yoktur. Metalar yoksa Mübadele yoktur. Mübadele yoksa tek tek insanlar arasında oluşabilecek antlaşmalar ve fiyatlar yoktur. Fiyatlar yoksa Parasal Fiyatlar yoktur. Parasal Fiyatlar yoksa Muhasebe yoktur. Muhasebe yoksa büyük işletmeler(devlet) dahil, Hesap yapamaz. Hesap yoksa maliyetleri düşürmek yoktur. Maliyetler düşürülemez ise buhranlar ve iş çevrimlerini öngörmek yoktur. Öngörü oluşamaz ise Sosyalist Planlama rasyonel değildir. Rasyonel bir ekonomi yoksa üretim kıtlığı vardır. Bu kıtlıkları çözmek için ekonomiyi temizleyen araçlar yoktur. Ekonomi yanlış sinyallerden temizlenmez ise geriye dönüş yoktur. Bu sosyalizmde israf vardır, kıtlık vardır, tüketim malları yoktur. Kuyruklar vardır. Kuyruklarda geçen saatler vardır. Emek-zaman kaybı vardır. Kapitalizmin bugüne kadar biriktirdiği sermayeyi bitirene kadar sistem devam eder, Kapitalizm kötü günler için sakladığı tasarruflar yani ihtiyaç akçeleri sosyalizmde çarçur olduğu vakit: İş tamamlanmıştır. Tekrar Dön geriye! VE SARIL KAPİTALİST EKONOMİYE ve onun rasyonel iktisadına ve tekrar tekrar biriktireceği tasarruflara... Sonuçta Sosyalizm: Kapitalizme giden en uzun yoldur. Örnek SSCB, Küba, Doğu Avrupa ülkeleri ve Çin...


İkincisi Tam Sosyalizmde Çalışmak zorunludur. Bu da gönüllü işbölümüne dayalı kapitalist modeli ilga etmektir. Çalışmak istemeyenleri zorlamaktır. Bu da sömürü sistemini ortadan kaldıracağını iddia eden sosyalist düşünceye terstir. Bunun için Sosyalizm imkânsızdır. Araçları kirli bir ideoloji, amaçlarına temiz ulaşamaz.

Üçüncüsü Bütün Sosyalistler Reel Sosyalizme kadar: Paranın ortadan kaldırılmasını teklif etmişlerdir. Max Stirner(Ve onun ardılları Benjamin Tucker ve L.Spooner) buna kesin karşı çıkmış ve hatta Marx ile dalga geçmiştir. O paranın tam tersi Bireyselleşmesi (Egoistleşmesi) gerçeğini ısrarla sürdürmüştür. Hatta bir ara Engels, Max Stirner’e katılır gibi olduysa da, Marx tarafından mektuplarla sert uyarılmıştır. Lakin o günden sonra Marx Parayla uğraşmayı bırakmıştır.  Sonra ne olmuştur? Reel Sosyalizmde bunu denemeyi düşünseler bile gerçekleştirememişlerdir. Eğer bunu gerçekleştirselerdi, reel sosyalizm büyük ihtimalle ilk beş yılda biterdi ya da Çarlık Rusya da biriktirilmiş ihtiyaç akçeleri nereye kadar sürüklerse o kadar giderdi.


Dördüncüsü Tam Sosyalizm, Bütün insanlığı doyurmaya, giyindirmeye, ısındırmaya-Serinletmeye-, eğitime ve seyahat özgürlüğüne ulaştıracağını iddia etmektedir. Sosyalizmde özel mülkiyet olmadığı için kimsenin kendisine ait seçimi yoktur. Örneğin Bakû’de oturan bir delikanlı, Leningrad’daki sarışın sevgilisine kavuşmak için merkezi planlamacıların öngördüğü eşit benzin litre oranına göre bir LADA marka arabanın deposunu dolduramadığından sevgilisinden ayrılmak zorunda kalmıştır. Veya Kiev’de inekler ekmek ile beslenmiştir. Çünkü Merkezi plancılar ekmeği daima fazla üretmişlerdir. Eğitim parasız olduğundan herkes üniversite mezunudur fakat ustalık gerektirecek tarımda çapa yapacak kimse bulunmadığından kaliteli ve yeterince yonca yetiştirilememiştir. Böylece inekler yonca yerine ekmek ile beslenmiş ve neticede sütleri verimsizleşmiştir. Bundan dolayı Sosyalizmde bireyin tercihi ve özgür iradesi olmadığından toplum-bireyi ne ihtiyaçlarını adam akıllı karşılayabilmiş ne de hayattaki küçük jestlerini yerine getirebilmiştir. İşte bu yüzden Sosyalizm bir hayaldir.


Beşincisi Tam Sosyalizmde iktisadi eşitlik olması gerekirken kapitalist ekonominin -üretim anarşisinin- yerine –merkezi, bürokratik ve parti organlarının- idare ettiği plancılar olduğundan... Sosyalizmde eşitlik yerine imtiyazlılar olmuştur. Çünkü eğer ülkeye birkaç bin ton muz girdiği zaman ilk önce partililer, sonra şehirliler ve en sonda çürümüşleri köylüler elde etmişlerdir. Bu eşitliği bozan bir ilkedir. Tam sosyalizm eşitliği sağlayamadı için İMKÂNSIZDIR.


               Mises’in sözleriyle bitirirsek: “Sosyalist yönetimin sözde avantajlarını tartışmak boşunadır. Tam sosyalizm, asla hayata geçirilemez, katiyen bir üretim sistemi değildir, kaos ve hayal kırıklığına yol açar....Sosyalizmin temel sorunu iktisadi hesaplama sorunudur....Evrensel bir üretim biçimi olarak sosyalizm, sosyalist bir sistemde iktisadi hesaplamalar yapmak imkansız olduğundan, uygulanabilir değildir. İnsanoğlunun tercihi, iki iktisadi sistem arasında değil, kapitalizm ile kaos arasındadır....Her şey yapılabilir ama İKTİSAT FESHEDİLEMEZ.



Yazar: Serkan Kiremit


Yorumlar


bottom of page