top of page

91 Yıllık Hata: Merkez Bankası ve Enflasyon

1 gün önce
3 dakikada okunur
Arjantin Merkez Bankasının Fotoğrafını İçeren Blog Yazısının Kapak Görseli.


Arjantin'de on yıllar boyunca enflasyon yalnızca ekonomik bir sorun değildi. Para basmanın, serveti vatandaşlardan devlete ve onun kayırdığı dalkavuklara aktarma mekanizması olarak kullanıldığı bir sistemin sonucuydu. Para basma üzerindeki yasal tekel, Arjantinlilerin satın alma gücü üzerindeki nihai devlet kontrolünü temsil ediyordu. Bugün Javier Milei’nin liderliği altında Arjantin, son 91 yılın en uzun süreli kontrol, gasp ve yoksullaştırma mekanizmalarından birini sona erdirmeye her zamankinden daha yakın.


Arjantin Merkez Bankası (BCRA) 1935’te kurulduğunda, orijinal görevi 40 yıllık bir süre için belirlenmişti. Yani varlığı tam 51 yıl önce sona ermeliydi. Milton Friedman’a göre, geçici bir hükümet programı kadar kalıcı hiçbir şey yoktur. Buna uygun olarak, sınırlı bir süre için yaratılan bu kurum, 1946’da mali açıkların para basılarak finanse edilmesini sağlayan sistemin merkezi sütunlarından biri haline geldi ve sonraki on yıllar boyunca Arjantin pesosunun değerini giderek yok etti.


Arjantin para birimine 16 sıfır ekledi, beş farklı para birimi çıkardı, iki hiperinflasyon dönemi yaşadı, döviz rezervlerini birkaç kez tüketti ve varlığının büyük bölümünü yüksek enflasyon, döviz kontrolleri ve sayısız kısıtlama gibi çeşitli parasal felaketlerle geçirdi.


91 yılda merkez bankasının 60’dan fazla başkanı oldu ve kurumun kendi kayıtlarına göre görev süresini tamamlayan yalnızca bir kişi vardı. Şili ve Uruguay ise aynı on yılları enflasyonu yıl yıl tek hanede tutan kurumlar inşa ederek geçirdi. Bu asla kötü şans değildi. Bir tercihti.


Ancak enflasyon asla tesadüf değildi. Enflasyon, para arzı para talebinden ve ekonominin üretim kapasitesinden daha hızlı büyüdüğünde ortaya çıkan parasal bir olgudur. Bu nedenle kesirli rezerv bankacılığı altında faaliyet gösteren bankalar, doğaları gereği enflasyonist kurumlardır.


1945’ten bu yana Arjantin’in parasal tabanı ortalama yıllık %73,3 oranında büyüdü. Yani, %69,7’lik ortalama enflasyon oranından fazla arttı. Bu fark tesadüf değildir. Bunun asla bir kaza olmadığının en açık kanıtıdır.


Arjantin'de Enflasyon ve Emisyon Gelişimi

Merkez bankası bu sistemin nihai garantörüdür. Zorunlu karşılıkları belirleyerek, açık piyasa işlemleriyle ve özellikle hükümeti doğrudan veya dolaylı finanse ederek para arzını keyfi biçimde genişletebilir. Bunun sonucunda satın alma gücü sistematik olarak aşınır.


Bu, geleneksel anlamda bir vergi değildir. Mecliste tartışılmaz, açıkça ilan edilmez ve sabit gelirli kesimleri, tasarruf sahiplerini ve toplumun en yoksul kesimlerini orantısız ve olumsuz etkiler. Enflasyon, devletin halktan kaynak ele geçirmesinin en güçlü ve en sinsi yoludur. Enflasyon aslında bir soygundur. Yasal kisvesi altında gizlenen gizli bir hırsızlıktır.


1935’ten beri BCRA’nın bilançosu, Arjantin tarihinin en uzun süreli dolandırıcılığının resmi kaydıdır. Bilanço, mali politikanın parasal sonuçlarını gözlemlemenin yararlı bir yolunu sunar. Merkez bankası, Hazine’ye avans vererek veya devlet yükümlülüklerini satın alarak finanse ettiğinde, kendi bilançosunda karşılık gelen bir parasal yükümlülük yaratır. Bu süreç zaman içinde tekrarlandığında parasal tabanın genişlemesi, kamunun para tutma talebini aşabilir ve genel fiyat düzeyi üzerinde sürekli yukarı yönlü baskı oluşturabilir. Başkan Milei’ye göre, kurumun kuruluşundan bu yana kümülatif enflasyon astronomik seviyelere ulaşmıştır.


Arjantin'de Birikimli Enflasyon

Bunlar, parasal tekel ile geniş, temelsiz siyasi gücün birleşmesinin kaçınılmaz sonuçlarıdır. 1992’de Carlos Menem hükümeti döneminde Konvertibilite Rejimi sınırsız para basımını yasakladı. Grafikte görüldüğü üzere enflasyon önemli ölçüde yavaşladı.


Ancak Kirchner döneminde BCRA’ya “istihdam, ekonomik kalkınma, finansal istikrar ve sosyal adalet” gibi belirsiz ve çelişkili hedefler verildi. Sonuç olarak enflasyonla mücadele arka plana itildi ve herhangi bir siyasi amaç için para basımı meşrulaştırıldı.


Bugün Javier Milei hükümeti tam da bu mekanizmayı söküp atmaya çalışıyor. Temmuz 2026’da açıklanan Carta Orgánica reformu en az beş temel boyutta ilerliyor:


(I): BCRA’nın tek görevi “paranın değerini korumak” olacak. 2012’de eklenen istihdam ve “sosyal adalet” gibi hedefler kaldırılıyor. Bu, enflasyonun her zaman ve her yerde parasal bir olgu olduğunun kurumsal kabulüdür.


(II): Hazine’ye, eyaletlere ve belediyelere her türlü doğrudan veya dolaylı yardım (geçici avanslar, birincil piyasalarda devlet tahvili alımları vb.) yasaklanıyor.


(III): Başkanın ve yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması için Kongre’nin her iki kanadında üçte iki çoğunluk gerekecek. Hükümet baskısıyla siyasi olarak itaatkar bir merkez bankası yaratma imkanı kısıtlanıyor.


Yorum: Milei gibi biri başkanlık makamındayken siyasi olarak itaatkar bir merkez bankası idealdir. Bu kısıtlama ancak sosyalist bir başkanın bulunduğu durumda istenilir.


(IV): Değerleme kazançları dağıtılamayan rezervlere aktarılacak; portföy yönetiminden elde edilen gelirler yalnızca Hazine borcunu azaltmak için kullanılabilecek. Yapay karların dağıtımı yoluyla dolaylı finansman önlenecek.


(V): 2012’de yapılan değişikliklerin ve özel mülkiyetin gaspına araç olarak kullanılan “Letras Intransferibles”in kaldırılması.


Bu reformlar, 91 yıllık bir hırsızlığın kurumsal altyapısını sökme girişimidir. Elbette yeterli değildir. Asıl çözüm parasal tekelin tamamen ortadan kaldırılması, serbest bankacılık ve tercihen altın standardı, bitcoin veya tam dolarizasyon yoluyla piyasa temelli paraya geçiştir. Ancak siyasi gerçeklik içinde, devletin para yaratma gücüne anayasal ve yasal sınırlar koymak önemli bir adımdır.


Dolarizasyon da yalnızca yarı yolda bir tedbirdir. İnsanlar mübadele araçlarını serbestçe seçebildiğinde, tercihleri neredeyse her zaman altın veya gümüş oldu. İdeal olarak hedef, Arjantin Merkez Bankası’nın tamamen ortadan kaldırılması ve serbest piyasa parası olmalıdır.


Enflasyon yalnızca makroekonomik bir dengesizlik değildir. Devletin vatandaşların cebinden rızaları olmadan gizlice para almasının en sofistike yöntemidir. BCRA’nın Carta Orgánica’sını değiştirmek, bu hırsızlığın arkasındaki yasal kılıfı yırtma girişimidir. Arjantin bu yolda kararlılıkla devam ederse, yalnızca kendi tarihindeki en uzun süreli dolandırıcılığı sona erdirmekle kalmayacak, dünyaya da merkez bankalarının gerçek doğasını hatırlatacaktır.


91 yıl, bir şeye kaza demek için uzun bir süre.



Yazar: Walter Block, Ege Fakkus

Yorumlar


bottom of page